Bazı arkadaÅŸlarım soruyorlar. “Evde tek başına bebek bakarken, nasıl ev iÅŸlerini de yetiÅŸtirebiliyorsun?” diye. E çok kolay? Her evde olduÄŸu gibi bizim evde de çalışkan, minik ev cinleri var! SaÄŸolsunlar pek yardımcı oluyorlar.
Ablama çok sayıda teşekkürüm var. Elbette burdan sıralamam mümkün değil. Gözle görünenlerin sadece bir kaç tanesine buradan teşekkür edebilirim. Ablam olduğu için zaten ne kadar teşekkür etsem az. Üstelik o istediği için kardeş olarak gelmişim ben!
Hamilelikte en çok özlediğim şeylerden biri oje sürmekti. Doğumun hemen ardından ayak parmaklarıma kırmızı ojeler sürdü ablam! Daha ne diyeyim!

Hastanede odaya alındığımda gördüm bu çerçeveli keçe çalışmasını. AÄŸzım açık kaldı resmen. Yeni doÄŸmuÅŸ bebeÄŸi olmasına ramen ablam benim için elleriyle hazırlamıştı, nasıl yaptığını hala anlamadığım bu muhteÅŸem resmi! Yusuf ve beni almış, aramıza Duru‘yu koyuvermiÅŸ! Åžimdi Duru‘nun odasını süslüyor.

Ve yine hastane odasında, Duru için kullanmayı en çok sevdiğim renklerle, ablamın eliyle tek tek hazırladığı harflerden oluşan Hoş Geldin Duru yazısı! Şimdi odasının kapısında asılı!
Ve tabii ki benim harika yeÄŸenim Bilge‘nin keçe ile yaptığı, Duru‘ya özel, yine el yapımı, tatlı mı tatlı yazı! Duru‘nun gardrop kapağında asılı. Ben doÄŸuma gitmeden önce Bilge, Duru için ipten zincir çekerek kolye hazırlamıştı. Sonra da Duru’ya yastık, broÅŸ ve blüz dikti. Bilge henüz 7,5 yaşında!

DoÄŸumdan birkaç gün sonra annem, bana iki paket geldiÄŸini söyledi. ÅžaÅŸkın ÅŸaÅŸkın gittim ablam ve annemin yanına. Paketler açıldıkca gözlerim de açıldı! Ne kadar mutlu oldum anlatamam! Canım ablam, sevgili Burçin Birdane‘ye birbirinden güzel ve özel doÄŸum kurabiyeleri sipariÅŸ etmiÅŸ. Benim puantiye aÅŸkımı çok iyi bildiÄŸi için kurabiyeler uçuk pembe, kahverengi ve beyaz tonlarında, puantiye ve desenlerle süslenmiÅŸ. Üstelik Yusuf kakaolu yemediÄŸi için O’nu da düşünerek hem kakaolu hem portakallı olmalarını istemiÅŸ! Hangi birine bakacağımı ÅŸaşırdığım kurabiyelerimi halen hapur hupur yemekteyim!
Ablacım sana herşey için çok ama çok teşekkür ederim! ♥ İyi ki varsın, iyi ki benim ablamsın!





Burçin, hayatımda gördüğüm en titiz ve özenli insanlardan biridir. Hem çok incelikli hem çok marifetlidir. Öyle bildiÄŸiniz kargo kutusunda gelmez kurabiyeler. Kurdelesinden kartına, sepetinden ambalajına kadar her detayı düşünmüş, ince ince hazırlamıştır. Önce açmaya, sonra yemeye kıyamazsınız. Sonra kimseyle paylaÅŸmaz, her gün birer ikiÅŸer yemeye baÅŸlarsınız! Sadece böyle güzel göründüklerine bakmayın, kurabiye ve cupcakeler inanılmaz lezzetli! Yusuf üzerlerinde ablamın hazırladığı, bizim çizimimizin olduÄŸu kurabiyeleri yerken, beni ve Duru‘yu mideye indirmiyor. Sadece kendini yiyor! Bu sevimli kurabiyeler de Burçin‘den bize harika bir hediye. Çok çok teÅŸekkür ederiz yeniden! :))




Yazacak çok ÅŸey var. Åžimdilik pek fazla vakit ayıramıyorum. Ben de dün aynaya baktığımda gördüğüm ÅŸeyi çabucak çizmeye çalıştım. Duru mık mık ettiÄŸi için bu kadar yapabildim. Merak edenler babasını ve beni olduÄŸu gibi Duru‘yu da twitterdan takip edebilirler!

Bir önceki kadar uzun olmasa da yine bir teşekkür mektubum olacak. Yine içimden geldiği gibi yazıp yayınlayacağım. Ne zaman? Pek yakında ![]()

Farkettiniz mi bilmiyorum son aylarda pek fazla çizmedim, özellikle de Bengi Halleri‘ni. Bir sırrım vardı. Çok minik ve koskocaman bir sır. Hatta iki. Haziran ayını bekledim. Hem teyze, hem anne olmak için. Biz sizden sakladık. Kendimize sakladık. Åžimdi bebeÄŸimize kavuÅŸmaya, hastaneye gidiyoruz.
Kocaman teşekkürlerim var öncelikle. Başta eşime ve aileme. Hep yanımda oldular.
Yusuf tüm hallerimde destek oldu bana. “Nasılsın?” dediÄŸinde “ÅŸiÅŸkoyum” dedim. Bana hep çok iyi baktı. Hep gülümsedi. Aylardır yüzünü astığını görmedim. Her gece kanepede uyuyakalan beni nazikce uyandırdı, ellerimden tutup, yataÄŸa götürdü. Her sabah kalkar kalmaz, gece uykuya dalarken sevdi karnımı. Mızmız seromonilerimin ardından, “çok mızmız edip seni yoruyorum.” diyerek O’na sarıldığımda, “hayır hayatım, sen çok tatlı bir annesin, hiç mızmız etmiyorsun.” dedi. İnandırdı beni ama ettim, biliyorum!
Anne olmayı bekleyen ablam, sanki sadece ben bebek bekliyormuÅŸum gibi hep ilgiyle yaklaÅŸtı bana. İkinci kez anne olduÄŸunda hem O’na hem yeÄŸenlerime bir kez daha hayran oldum. Deneyimlerinden faydalandım, içimi rahatlattı, destek oldu, fikirler verdi, sakinleÅŸtirdi beni. Hep o kadar sakindi ki yanında iki pırtık mızmız edemedim. Etsem çok göze batacaktım. Ben de sakin taklidi yaptım.
Annem ve baÅŸ yardımcısı teyzem, diktiler, ördüler, kendi yaptıklarına bayıldılar. Telefon edip “Nasıl sabredebiliyorsun, gelmeden durabiliyorsun, ÅŸahane oldular!” dediler. Kızılay İzmir caddesiyle evleri arasında mekik dokudular. El emeklerine ne kadar teÅŸekkür etsem, ne desem az. Ellerine, ayaklarına saÄŸlık!
Ve tabii arkadaşlarım.
Anne olanların anlatacakları vardı, olmayanlarınsa soracak soruları. Onlar sordukca, çenem düştükce hep konuştum.
Erkek arkadaşlarım hep çok zarif davrandılar, sorular sorup moraller verdiler. Çoğunun yabancı olduğu bir konu da olsa hep ilgi gösterdiler. Kızımızın amcası ve dayısı olmaya çok hevesliydiler. Hatta birisi teyzesi olmak istiyor!
Kız arkadaÅŸlarım bir bebekmiÅŸim gibi ilgilendiler benimle. Özen gösterdiler daima. Tümsekten geçerken arabayı hoplatmamaya çalıştılar. Otururken sırtıma minderler sokuÅŸturdular. Dizüstü bilgisayarımı taşıdılar, elmalar soydular, bebeÄŸe kıyafetler aldılar, elleriyle hediyeler yaptılar. Maillerin sonunu “ikinizi de öpüyorum” diyerek bitirdiler. Her gün nasıl ‘olduÄŸumuzu’ sordular. Hayaller kurdular. Ojeler sürülecek, birlikte sinemaya gidilecek, alışveriÅŸ yapılacak, böylece moda takip edilecek, hep genç kalınacak! Ben de onlara kek, börek yaptım. Yaptım ama yemedim, yedirdim. “Birlikte kilo alalım” diyerek kandırdım.
Bazı günler kızlar o kadar ilgi ve özen gösterdiler ki bana “hasta deÄŸilim ben!” diye isyan ettim. Hem Yusuf’a hem kızlara “böyle normal beslenip nasıl bu kadar kilo alıyorum, anlamıyorum!” diye söylenip durdum. Ailem beni ÅŸiÅŸko diye sevdi, kızlar fıstık diye. Ben hamileliÄŸi ilk kez yaşıyordum, onlar da ilk kez bana bu konuda destek oluyorlardı! Onlara minnettarım!
Ve hiç tanımadığım insanlar. Yürürken bana içtenlikle, ÅŸirin ÅŸirin gülümseyerek bakanlar. Yemek gelmeden önden koca bir tabak tatlıyı “miniÄŸe müessesemizin ikramıdır.” diye getiren ÅŸef garson. Çorap alırken “bu da benden miniÄŸe hediye” diyen pazarcı abla. “Siz bilirsiniz, ben yeÄŸenimi düşünüyorum” diyen tezgahtar amca. Uzun atm kuyruÄŸunda elindeki bir tomar paraya ramen ısrarla bana sırasını veren dede. Meyve ikramı ısrarlarıyla beni pazar yerinden koÅŸar adım kaçırtan kocaman pazardaki tüm esnaf. Ne kadar teÅŸekkür etsem az. Çok tatlısınız!
Ve sırrımı saklayanlar. Tüm bu güzel insanlar, ailem ve arkadaşlarım benim minik sırrımı sakladılar. Bu yüzden kocaman bir teşekkürüm var onlara. Kimse çıtlatmadı. Ben saklamak istediğim için onlar da benimle birlikte sakladılar. Saygı duydular. Teşekkürüm hepsine!
Ve teşekkürler uyku, limon, havuç, süt ve tabii ki su!
Üzüldüğüm ÅŸeyler de oldu elbette. En çok erkeklerin hamile kalamıyor olmasına üzüldüm. Üzüldüm çünkü bunu yaÅŸayamayacaklar. “Bu çok güzel birÅŸey, keÅŸke 11 ay sürse” dedim durdum. Kendimi sık sık ayna karşısında karnımı seyrederken buldum. Hayatımda hiç uyumadığım kadar çok uyudum. Hiç bu kadar verimsiz çalışmamıştım. Ve tatillerde bile çalışan ben, hayatımda ilk kez çalışmaya ara veriyorum.
Åžimdi kızımızın dünyaya gelmesiyle birlikte bir sürü teyze, hala, amca, dayı ve kuzen de geliyor dünyaya. BebeÄŸimiz beni anne, Yusuf’u baba yapıyor. Tamam, olalım, sorumluluklar yüklenelim. Ama biz aynı zamanda seninle birlikte büyümek istiyoruz, olur mu Duru?
Sevgili doÄŸum fotoÄŸrafçısı, süper tatlı arkadaşım Alev DurmuÅŸoÄŸlu‘nun markası olan dogumfotosu.com için bebeklerle ilgili illüstrasyonlar hazırladım. Alev de o güzel tasarımlarıyla illüstrasyonları kurumsal kimliÄŸinde ve web sayfasında kullandı. Biz hazırlarken çok keyif aldık. Umarım yeni doÄŸan bebeklerinin heyecanını yaÅŸayan ve yaÅŸamaya hazırlanan aileler de beÄŸenirler!













Taa 1999′dan beri Wacom tablet kullanıyorum. İlk tabletim Graphire 3 idi. Onunla bir ömrü paylaÅŸmış gibi hissediyorum. Bir kusuru olduÄŸundan deÄŸil, artık emekliye ayrılması gerektiÄŸinden iki sene kadar önce yeniledim tabletimi, Intuos 3 kullanmaya baÅŸladım. Sonra bir gün, Bilkom‘dan sevgili Yusuf ve Melis bana ulaÅŸtılar. Çocuklara Wacom Bamboo tableti ile çizim yapmayı gösteren eÄŸlenceli ve eÄŸitici bir broşür hazırlamak istediklerini söylediler. Metinler dahil herÅŸeyi bana bıraktılar! Benim için ne büyük bir mutluluk! Kısa sürede, çok severek hazırladım broşürü. Her sayfada adım adım ilerlettim çizim tekniklerini. Tabletle çizim yapmaya dair ipuçları verdim. Hikayeleri de çizimleri de tamamlamalarına fırsat verdim. Dilerim eline ulaÅŸan çocuklar keyif almışlardır Wacom ile çizim yapmaktan! Broşür basılalı 6 ay olmuÅŸ ama paylaÅŸmamışım ben hala. Dalmışım belli ki



Hayatımın aşkı, iyi ki doğdun!

Not: Avatarını izinsiz kullandığım için üzgünüm ama ne yapayım, dayanamadım, çok tatlıydı :))
Yağmur sonrası ortalıkta dolanan, kaldırımla aynı renkte olan salyangozlara kimse basmasın diye fosforlu post-itler yapıştırıyorum.



3.kez teyze oldum! Biricik Bilge‘m abla oldu! Büyük bir heyecan yaşıyoruz ailecek. Bu önemli güne özel hatıralar olsun istedim. Bilge‘yi kardeÅŸi ve ailesiyle çizdim. Sevgili Ezgi‘ye çizimi yorumlayacağı kocaman bir keçe bebek, sevgili Burçin‘ne de kurabiyeler sipariÅŸ ettim. İkisi de harika el emeÄŸi hediyeler oldular. Bilge ve tüm aile ikisini de çok sevdi, ikisinin de özenine hayran kaldılar ve çok mutlu oldular! Ben de teyze olmanın mutluluÄŸu ile aÄŸzım kulaklarımda, ayaklarım yerden bir karış havada dolanmaya devam ettim!!
Ezgi Genç‘in keçe ve çeÅŸitli malzemelerle hazırladığı eÅŸsiz bebek tasarımlarını görmek ve sipariÅŸ vermek için;
lepetityubbie.blogspot.com
ezgigenc.tumblr.com
Burçin Birdane‘nin leziz ve göz alıcı cupcake, kurabiye ve pasta tasarımlarını görmek ve sipariÅŸ vermek için;
www.burcinbirdane.com
www.burcinindenemeleri.com




Mutlu yaÅŸlar Murat!



Bilim Çocuk Mayıs sayısı bayilerde. Derginin bu sayısı için hazırladığım illüstrasyonlardan bazıları burada. Hepsi ve çok daha fazlası derginin sayfalarında!
Sorun söyleyelim köşesinde uyumak ve enerjik olmaya dair bilgiler ediniyoruz;

Ne tatlı ne güzel bir kuşsun sen paffin. Paffin bazı sayfalarda bize eşlik ediyor;

İzlanda‘lı bir aile ile soyadlarının nasıl verildiÄŸini öğreniyoruz;

Deniz ekosistemine bakıyoruz;

Sahibini kalbinden tanıyan Apple marka cep telefonu çıkacakmış. Sahiden mi? Onu öğreniyoruz;

Sıcak suya dair bir şeyler öğreniyoruz ama bu çizimler nedir diye sormayın. Bunların ne olduğunu ben de anlamadım!



Geçen sene 3.ATG’de illüstrasyon workshopı vermiÅŸtim hatırlar mısınız? Tam bir yıl geçmiÅŸ üzerinden. Haftaya 21-22-23 Mayıs 2010 tarihlerinde 4. Ankara Tasarım Günleri Ankara‘nın modern sanat müzesi Cer Modern‘de gerçekleÅŸecek. Üç gün boyunca sergiler, söyleÅŸiler ve workshoplar yapılacak. 4.ATG programı ilgili detaylı bilgiyi buradan edinebilirsiniz.
Bu sene eşim Yusuf Gençer, hem illüstrasyon sergisi hem de illüstrasyon workshop ile katılıyor.

Herkesi tüm etkinliklere bekliyoruz!


15 AÄŸustos 2010