post Kategori Bengi Halleri, Kutlama post post01 Temmuz 2010

Biz kızımızı karşılamaya gidiyoruz

Farkettiniz mi bilmiyorum son aylarda pek fazla çizmedim, özellikle de Bengi Halleri‘ni. Bir sırrım vardı. Çok minik ve koskocaman bir sır. Hatta iki. Haziran ayını bekledim. Hem teyze, hem anne olmak için. Biz sizden sakladık. Kendimize sakladık. Şimdi bebeğimize kavuşmaya, hastaneye gidiyoruz.

Kocaman teşekkürlerim var öncelikle. Başta eşime ve aileme. Hep yanımda oldular.

Yusuf tüm hallerimde destek oldu bana. “Nasılsın?” dediğinde “şişkoyum” dedim. Bana hep çok iyi baktı. Hep gülümsedi. Aylardır yüzünü astığını görmedim. Her gece kanepede uyuyakalan beni nazikce uyandırdı, ellerimden tutup, yatağa götürdü. Her sabah kalkar kalmaz, gece uykuya dalarken sevdi karnımı. Mızmız seromonilerimin ardından, “çok mızmız edip seni yoruyorum.” diyerek O’na sarıldığımda, “hayır hayatım, sen çok tatlı bir annesin, hiç mızmız etmiyorsun.” dedi. İnandırdı beni ama ettim, biliyorum!

Anne olmayı bekleyen ablam, sanki sadece ben bebek bekliyormuşum gibi hep ilgiyle yaklaştı bana. İkinci kez anne olduğunda hem O’na hem yeğenlerime bir kez daha hayran oldum. Deneyimlerinden faydalandım, içimi rahatlattı, destek oldu, fikirler verdi, sakinleştirdi beni. Hep o kadar sakindi ki yanında iki pırtık mızmız edemedim. Etsem çok göze batacaktım. Ben de sakin taklidi yaptım.

Annem ve baş yardımcısı teyzem, diktiler, ördüler, kendi yaptıklarına bayıldılar. Telefon edip “Nasıl sabredebiliyorsun, gelmeden durabiliyorsun, şahane oldular!” dediler. Kızılay İzmir caddesiyle evleri arasında mekik dokudular. El emeklerine ne kadar teşekkür etsem, ne desem az. Ellerine, ayaklarına sağlık!

Ve tabii arkadaşlarım.

Anne olanların anlatacakları vardı, olmayanlarınsa soracak soruları. Onlar sordukca, çenem düştükce hep konuştum.

Erkek arkadaşlarım hep çok zarif davrandılar, sorular sorup moraller verdiler. Çoğunun yabancı olduğu bir konu da olsa hep ilgi gösterdiler. Kızımızın amcası ve dayısı olmaya çok hevesliydiler. Hatta birisi teyzesi olmak istiyor!

Kız arkadaşlarım bir bebekmişim gibi ilgilendiler benimle. Özen gösterdiler daima. Tümsekten geçerken arabayı hoplatmamaya çalıştılar. Otururken sırtıma minderler sokuşturdular. Dizüstü bilgisayarımı taşıdılar, elmalar soydular, bebeğe kıyafetler aldılar, elleriyle hediyeler yaptılar. Maillerin sonunu “ikinizi de öpüyorum” diyerek bitirdiler. Her gün nasıl ‘olduğumuzu’ sordular. Hayaller kurdular. Ojeler sürülecek, birlikte sinemaya gidilecek, alışveriş yapılacak, böylece moda takip edilecek, hep genç kalınacak! Ben de onlara kek, börek yaptım. Yaptım ama yemedim, yedirdim. “Birlikte kilo alalım” diyerek kandırdım.

Bazı günler kızlar o kadar ilgi ve özen gösterdiler ki bana “hasta değilim ben!” diye isyan ettim. Hem Yusuf’a hem kızlara “böyle normal beslenip nasıl bu kadar kilo alıyorum, anlamıyorum!” diye söylenip durdum. Ailem beni şişko diye sevdi, kızlar fıstık diye. Ben hamileliği ilk kez yaşıyordum, onlar da ilk kez bana bu konuda destek oluyorlardı! Onlara minnettarım!

Ve hiç tanımadığım insanlar. Yürürken bana içtenlikle, şirin şirin gülümseyerek bakanlar. Yemek gelmeden önden koca bir tabak tatlıyı “miniğe müessesemizin ikramıdır.” diye getiren şef garson. Çorap alırken “bu da benden miniğe hediye” diyen pazarcı abla. “Siz bilirsiniz, ben yeğenimi düşünüyorum” diyen tezgahtar amca. Uzun atm kuyruğunda elindeki bir tomar paraya ramen ısrarla bana sırasını veren dede. Meyve ikramı ısrarlarıyla beni pazar yerinden koşar adım kaçırtan kocaman pazardaki tüm esnaf. Ne kadar teşekkür etsem az. Çok tatlısınız!

Ve sırrımı saklayanlar. Tüm bu güzel insanlar, ailem ve arkadaşlarım benim minik sırrımı sakladılar. Bu yüzden kocaman bir teşekkürüm var onlara. Kimse çıtlatmadı. Ben saklamak istediğim için onlar da benimle birlikte sakladılar. Saygı duydular. Teşekkürüm hepsine!

Ve teşekkürler uyku, limon, havuç, süt ve tabii ki su!

Üzüldüğüm şeyler de oldu elbette. En çok erkeklerin hamile kalamıyor olmasına üzüldüm. Üzüldüm çünkü bunu yaşayamayacaklar. “Bu çok güzel birşey, keşke 11 ay sürse” dedim durdum. Kendimi sık sık ayna karşısında karnımı seyrederken buldum. Hayatımda hiç uyumadığım kadar çok uyudum. Hiç bu kadar verimsiz çalışmamıştım. Ve tatillerde bile çalışan ben, hayatımda ilk kez çalışmaya ara veriyorum.

Şimdi kızımızın dünyaya gelmesiyle birlikte bir sürü teyze, hala, amca, dayı ve kuzen de geliyor dünyaya. Bebeğimiz beni anne, Yusuf’u baba yapıyor. Tamam, olalım, sorumluluklar yüklenelim. Ama biz aynı zamanda seninle birlikte büyümek istiyoruz, olur mu Duru?